Semeli adlı çok güzel bir prensese Zeus aşık olmuş ve onun için yakışıklı bir delikanlı kılığında yeryüzüne inmişti. İra yine bu işe sinirlendi ve Semeli'ye insan kılığında bir arkadaş olarak gerçekleri anlattı. Semeli bunun üzerine Zefs'den gerçek kılığında görünmesini ısrarla istedi. Israrlara deyanamayan Zefs, gerçek kılığına büründü ancak onun ilahi ateşinde Semeli de eridi. Zefs, çocuğunu annesinin karnından alarak, doğum gününe kadar kendi kasıklarında taşıdı. Doğduktan sonra Dionisos'u şarap tanrısı ilan etti ve onu büyütmeleri için perilere teslim etti. Bu perilerde onu öyle ihtişamla büyüttüler ki Dionisos, şımarık ve zevkperest bir tanrı olup çıktı.
Çiftçiliğin, bağcılığın, meyve ve özellikle üzümün koruyucusudur. Zeus, onu karısı Hera’nın kötülüklerinden koruyabilmek için onu keçi kılığına sokmuştur. Dionisos’a tapanlar, onun kendilerine vahşi hayvanlar biçiminde göründüğüne inanıyorlardı. Bu yüzden şarap içip, kalabalık sarhoş sürüleri halinde dağlara çıkarlar, naralar atarak dansederler, hayvanlara kudurmuşcasına saldırır ve onları çiğ çiğ yerlerdi. Böylece tanrıyı içlerine almış oluyorlardı. Bu düşünceyle büsbütün çıldırıyorlardı.
Tuesday, December 30, 2008
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment