Midas'ın adamları bir gün bahçede yaşlı Silenos'u buldular. Zilzurna sarhoş Dionysos'u ararken kaybolmuştu. Askerler onu süsleyerek krallarına götürdüler. Kral, onu ağırladıktan sonra Dionysos'a götürdü. Dionysos, onu gördüğüne öyle sevindi ki, Midas'ın dileğine sahip olacağını söyledi. Bunun üzerine Midas, tuttuğunun altın olmasını istedi. Fakat karnı acıkıpta yemeğe oturunca gerçeği anladı. Bunun üzerine Dionysos'a gidip, büyüyü bozmasını istedi. O da bir ırmakta yıkanırsa, büyünün bozulacağını söyledi. Hemen yıkanan Midas'ın üzerindeki büyü bozuldu.
Midas'ın bir öyküsü daha vardır. Apollon ile Pan arasındaki çalgı çalma yarışmasının yargıçlarından biri olan Midas, Apollon'un gümüşten Iyra'sından çıkan armoniyi anlamamış, oynak şeyler çalan Pan'a oyunu kullanmıştı. Apollon da, Midas'ın kulaklarını eşek kulaklarına çevirdi.
Midas, bir süre kulaklarını bir külahta sakladı, ancak berber kulakları gördü. Midas'ın tembihine rağmen berber, bir kuyu kazdı ve sazların arasından hafifçe "Kral Midas'ın Kulakları" diye fısıldadı. Aradan geçen zamanla büyüyen sazlar, rüzgar estikçe "Kral Midas'ın Eşek kulakları" diye bağırmaya başladılar böylece herkes gerçeği öğrendi.
Wednesday, December 31, 2008
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment